Delikanlım!
  • Reklam
  • Reklam
Özgün Ökmen

Özgün Ökmen

Delikanlım!

Bu yazımda sizlere kimilerinizin yakından tanıdığı, kimilerinin de çağdaş bir hukukçu, bir ağabey, mahallemizin beyefendisi, tartışmasız ve ödünsüz bir Atatürkçü olan yakın dostum emekli Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nazmi Şarvan’dan söz etmek istiyorum.

O’nu 19 Kasım 2017 Pazar günü tedavi olduğu hastanede yitirdik. Hastalığı üç hafta sürdü, daha öncesinde de ufak tefek hastalıklarına rağmen, 72 yaşında ve gayet sağlıklıydı. Doktorlar, lejyoner (klima hastalığı) tanısı koydular, tedavisi için antibiyotik fayda etmeyen tipik bir akciğer rahatsızlığı olduğu da anlaşıldı. Tedavisini ise; Gazi Üniversitesi Hastanesinde Kalp- Damar Cerrahı yakın dostu Prof. Dr. Levent Gökgöz ve ekibi cansiperane bir şekilde üstlenmişti. Çocukları ve tüm ailesi, yakın dost ve arkadaşlarıyla birlikte bir an önce iyileşmesi için seferber oldu. O’nu tarif etmek için kullanılacak tek cümle” kendisinden çok, dostları için yaşardı” olur.

Nazmi beyi; 1980’li yılarda genç bir Cumhuriyet Savcısı olarak tanıdım. Tatvan’ dan sonra Taşköprü’ye atanmıştı. Sonra ise;  Adalet Müfettişliği ve Bakanlık merkez teşkilatında Hâkim olarak görev yaptı. O tarihlerde üç meslektaş birlikte görev yaparken, bu oda her gün dostlarının akınına uğrar ve mutlaka günün fıkrası anlatılırdı. Sosyal hayatı aktif, dostlukları kalıcıydı, adli veya idari bir soruşturmaya muhatap olduğunu anımsamıyorum. Geçtiğimiz yıllarda kaybettiği eşi emekli öğretmen Birsen Hanım hayatı boyunca çağdaş ve Atatürkçü eğitimin neferi olmanın yanı sıra ben kendisine hep “polyana” derdim. Çünkü öyleydi. Nazmi beyin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ve tenzilen Mersin’e atandığı günlerde de hep beraberdik ve lojman komşusuyduk. Siyaseten yapılan atamayı reddederek hemen emekli oldu ve uzun yıllar ADD’ de; Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreter olarak  görev yaptı. Son yıllarda ayda bir kez “sofra grubu” olarak toplanır ve sosyal içerikli sohbet ederdik. İyi içerdi, hiç sarhoş olduğunu görmedim. Ülkemiz için son derece endişeli ve gelinen duruma bir o kadar da kızgındı. Bildiğim kadarıyla, bir kooperatif evi ve bir arabası vardı. Şahsiyetli ve onurlu yaşamaktan daha büyük bir zenginlik olmadığını onu tanıyınca bir kez daha anlardınız.

Cenazesi Kocatepe Camiinde kılınan namazı müteakip Karşıyaka Mezarlığında defnedildi. Mezarına defnedildiğinde, sağlığındaki en yakın dostu ve Atatürkçü yoldaşı devrim şehidi Ahmet Taner Kışlalı ile yan yana buluştuğunu görünce gözlerim doldu. Daima okuduğu Sözcü Gazetesindeki ilanı veren ailesinin attığı başlık Nazım Hikmet’in dizeleriyle; “ Delikanlım! Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir. Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir.”

Yazılacak daha o kadar çok şey var ki. Bu satırlara sığdıramam. Tüm ailesine, akraba ve dostlarına başsağlığı dileklerimle sabır diliyorum.

Ruhun şad olsun aziz dostum.

Bu yazı 724 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • tuncer kırhan
    8 ay önce
    Yürekli ve erdemli insandı, onu anlatmakta yürek ister, eline yüreğine sağlık değerli dost Özgün Ökmen
  • Songül Kocamanoğlu
    8 ay önce
    Bende bir aile dostu olarak Özgün beyin yazdıklarına katılıyorum.Canım Birsen'ime ve Nazmi beye Allahtan rahmet diliyorum.Nur içinde yatsınlar cennet mekanları olsun inşş..

Son Yazılar

Web Analytics