Eğitim'de gelinen son durum
Reklam
Reklam
Özgün Ökmen

Özgün Ökmen

Eğitim'de gelinen son durum

Ünlü yazar Ann Landers,  “Tanrı bize iki yuvarlak organ verdi; biri oturmak, diğeri düşünmek için. Başarımız hangisini daha çok kullanacağımıza bağlı!” diyerek, durumu en kısa şekilde özetliyor.

1 Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Coronavirüs (Covid-19) salgını, sağlık başta olmak üzere dünyada ekonomi, sosyal yaşam ve eğitim uygulamaları üzerinde önemli değişimlere ve olumsuz etkilere neden olmuştur. Aradan geçen 18 aylık sürede, bir adım önde gidilemeyen bir süreç olmuş, hatta eğitim her düzeyde çok gerilemiştir.  Etkileri uzun yıllar devam edecek ve bir nesli maalesef olumsuz etkileyecektir. Sonuçta bu salgının önü ve arkası da belli değildir. Dünyadaki emperyalist güç odaklarının aşı üstünlüğü devam etmekte, gelişmişlik düzeyi olarak gösterilen ittifaklar da şu anda bir anlam taşımamaktadır.

Bu salgın nedeniyle dünya genelinde yüz yüze eğitim yürütülememekte, milyonlarca kişi açık ve uzaktan eğitim görmeye başlamış bulunmaktadır. Buna paralel olarak Türkiye’de de tüm öğretim kademelerinde yüz yüze eğitime ara verilmiş, ağırlıklı olarak öğrenciler için açık ve uzaktan eğitim olanakları kullanılmaya başlanmış, önemli bir talep artışı olmuş, toplum da bu hizmetlerinin önemi anlaşılmaya başlamıştır. Bu sistem sadece niceliğin değil, aynı zamanda niteliğin de önemli olduğunu göstermiştir. Sağlık başta olmak üzere küresel salgının ekonomik, psikolojik, sosyal yaşam ve eğitim üzerine olan derin etkileri, yansımaları devam etmekte ve ne zaman sona ereceğine ilişkin kesin bir veri de maalesef bulunmamaktadır.

Ülkemizde de eğitimin kesintiye uğramaması için mevcut açık ve uzaktan eğitimin uygulamaya konulduğunu görmekteyiz. Ancak, bunun planlanması, eşgüdümü, sistemin altyapısının yeterliği, etkili yönetimi ve hatta denetimi büyük önem taşımaktadır. Özellikle altyapının oluşturulması, derslerin planlanması, ders içeriklerinin oluşturulması, bütünsel bir yaklaşımla ele alınmalı ve sürdürülmelidir. Türkiye’de profesyonel anlamda uygulanışı yaklaşık 40 yıl öncesine dayanan ve Covid-19 nedeniyle ön plana çıkan, temel öğrenme kaynağı haline gelen açık ve uzaktan eğitim uygulamalarının acilen geliştirilmesi ihtiyacı bulunduğu görülmektedir. Okul öncesi dönemden lisansüstü düzeye kadar her kademede alt yapının oluşturulması, ders içeriklerinin hazırlanması ile etkili olarak sunumu ve kullanımına ihtiyaç olduğu söylenebilir. Bu yolla yürütülen eğitimde, sadece sunumun değil, aynı zamanda öğrenci başarısını ölçme ve değerlendirme de öncelikli olarak ele alınmalıdır. Bu aşamada yapılmış bir çalışma henüz ortaya çıkarılamamış görünüyor. Söylediklerimizin boş çıkmadığı Üniversiteye giriş sınavlarında açıkça görülmüştür.

İki genç balık yüzerlerken bir ara ters yöne giden yaşlı bir balıkla karşılaşırlar. Yaşlı balık onlara, “Selam gençler, su nasıl?” der. İki genç balık bir süre daha yüzmeye devam ederler, bir süre sonra biri diğerine dönüp, “Su dediği ne ki?” diye sorar. İşte gençler şu anda bu durumda!

Diyeceğim şu; Bu bir kriz ise, bunu fırsata çevirmek zamanıdır. Gençlere bu fırsatı vermeli ve yazının başında söylendiği gibi Tanrı’nın düşünmek için bize verdiği yuvarlak organı gençlerle birlikte toplumca iyi çalıştırmalıyız.  Zira onlar oturdukları organı salgın süresinde daha çok kullanmaya başladılar, korkarım bu durum alışkanlık olacak gibi. Ne dersiniz? 

Bu yazı 248 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar