Stratejik ortaklıklar ve biz
Reklam
Reklam
Özgün Ökmen

Özgün Ökmen

Stratejik ortaklıklar ve biz

Çin ve İran Dışişleri Bakanları 27.3.2021 Cumartesi günü, 25 yıllık stratejik işbirliği anlaşması imzaladı.  Çin Dışişleri Bakanı anlaşmadan önce İran basınına verdiği demeçte, "İran’la ilişkilerimiz mevcut durumdan etkilenmeyecek ama kalıcı ve stratejik olacak" diye konuştu. "İran diğer ülkelerle ilişkilerine bağımsız olarak karar veriyor. Konumunu tek bir telefonla değiştiren ülkeler gibi değil" ifadesini de kullandı.
İran Lideri Ruhani’ nin danışmanı ise; anlaşmayı ‘başarılı diplomasi’ nin bir sonucu olarak değerlendirdi ve "Bir ülkenin gücü, koalisyonlara katılma kabiliyetinde yatar, tek başına kalmakta değil" dedi.

İran’ın en büyük ticaret ortaklarından biri ve uzun süredir müttefiki olan Çin, ikili ticaret hacmini 10 yılda 10 kat arttırarak, 600 milyar dolara çıkartmayı, 2016 yılında kabul etmişti. Çin Ticaret Bakanı da 2015 İran nükleer anlaşmasını korumaya çalışacağını ve Çin-İran ilişkilerinin meşru çıkarlarını savunacağını söyledi.

Anlaşmaya taraf olan Batılı güçler, 2018’de eski Başkan  Trump’ın ABD’yi çekmesi sonrası, hangi tarafın anlaşmaya daha önce döneceği konusunda görülüyor ki Tahran’la anlaşmazlık içindeler. Basına yansıyan haber böyle, bizde hassas görünen bu durumu değerlendirelim istedik;

ABD ve Çin arasında devam eden ticaret savaşları böylece yeni bir boyut kazandı. İran ile Osmanlı’nın yaptığı sınır antlaşması sorunsuz devam ede dursun, Çin’in Orta Doğuya ulaşma planı ticari olarak her geçen gün ivme kazanıyor. Peki, bu durum bizi nasıl etkiler derseniz? Ekonomik olarak şimdilik olumlu, siyasi olarak yeni bir dünya düzenine doğru giderken endişeli bir durum oluşturabilir. Çünkü son Başkan değişikliği ile birlikte siyasi geleceği AB üzerine çekmeye karar veren ABD ile NATO arasına sıkışmış bir stratejik ortaklık Türkiye’yi demokrasi, insan hakları ve özgürlük ihlalleri  söz konusu edilerek korkarım  “ iki arada bir derede “ bırakacak gibi görünüyor.

Bu anlaşma sonrası yapılan açıklamada dikkat çeken bir husus da  başarılı diplomasi tanımı yapılırken “ gücün koalisyonlara katılma kabiliyeti ile bütünleşmek” olduğundan bahsederken aslında İran, Orta Doğu’da ki hasımlarına başta İsrail olmak üzere,  güçlüyüm mesajını gönderiyor.  Çin ile işbirliğinin şimdilik ticari olan ama ileride Çin- Rusya ve İran üçlüsü, bu günden nükleer çalışmalara devam edeceği izlenimini vererek, fitili yeniden ateşlemesi başta ABD ve AB’ne, şimdilik sorun olmasa da sonrasında  Türkiye’ye karşı bir üstünlüğü de eline geçirmiş oluyor. Anlayacağınız önümüzdeki savaşlar artık hep ticari olacak. Göreceksiniz aşı savaşları da yakın zamanda çok yazılıp çizilecek. Bu kritik coğrafyada Ülkemizin birliği ve bütünlüğü her geçen gün daha da önem arz ediyor. Dikkat etmeliyiz.

Bu yazı 1233 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar