Arap Saçı
  • Reklam
  • Reklam
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Arap Saçı

Hayatımız arap saçı. Sadece anı kurtarıyoruz. Her şeyin başında gelen konu insanın temel ihtiyaçlarını karşılama gücü. Temel ihtiyaç dediğimiz zaman akla yemek, giyinmek, barınmak ve güvenlik geliyor. Bunları karşılamak konusunda net olamayan ve korkuları olan insanlar hayatın sosyal ihtiyaçlarına ne kadar zaman ayırabilir ve ne kadar kafa yorabilir bilmiyorum. Gökyüzünde ekim başında ilişkileri anlatan gezegen venüs, gerileme sürecine girecek. Bu durumda deriz ki; ilişkiler sarpa sarabilir. Temel ihtiyaçlarını tamamlama kaygısında kaybolmuş insanların ilişkilerinin de sarpa sardığını düşünürseniz değmeyin keyfinize. Ya sabır!

Ekim ayında sağlıklı beslenebilir, giyinebilir, barındığınız yerin masraflarını karşılayabilir ve güvende hissedebilirseniz eğer, ilişkide olduğunuz insanlarla diyaloglarınıza biraz dikkat edin. Zaman zaman geri çekilmek, değerlendirmek ve hiç bir şey için acele etmemek  doğru olan. Geçmiş ilişkiler gündeme gelebilir, dikkat! Evlenmek isteyenler ya da ilişkiye başlamak isteyenler acele etmeseniz keşke. Gökyüzünde başka dinamikler de ilişki moduna sokuyor insanları o da ayrı konu. Hayat böyle birşey di mi zaten.

Hazan mevsiminin ikinci ayı, yazın rehavetini atmak ve kışa kendimizi hazırlamak için uygun zaman. Yavaş ritimden daha sosyal ve hızlı bir ritme geçiş yapmanın hem iyi hem kötü tarafları var. Canlılık ve yorgunluk beraber geliyor sanki. Ülkedeki gelişmeler hepimizi biraz depresif yaptı, belki canlanabilmek ve koşturmak kafaları dağıtabilir diye düşünüyorum. En azından benim için öyle olacak. Ne kadar çok yoğun olursam o kadar verimli oluyorum çünkü.

Bu ayki yazıda milletimizin bulunduğu gerçekliğe çok yakışan bir şiiri paylaşmak istiyorum. Hepimizin bildiği üzere kabahatin büyüğü bizim. Nazım Hikmet 1947 de yazmış ama hiç birşey değişmemiş maalesef.

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

1947 Nazım Hikmet RAN

Türkiye Cumhuriyetinin 95.doğum günü kutlu olsun. Nice yıllara Türkiyem, seni hiçlikten medeni bir ülke yapan Atam ve yüce ulusuma minnettarım. Yüreklerimizde vatan sevgisi ile sonsuz olmanı diliyorum ve inanıyorum. Ancak hepimiz inanırsak karanlık geldiği mağaraya geri çekilir.

Sevgi ve saygılarımla...

Bu yazı 1086 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w