Börtü Böcek
  • Reklam
  • Reklam
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Börtü Böcek

Bu ay börtü böcek yazmak istedim. Seçim sonrası düşen omuzlarımın hiç bir konuya omuz atacak hali kalmadı çünkü. Arada moral tazelemek ve umutlanabilmek için doğayı ve doğa dostlarını incelemekte fayda var. Onların bitmek tükenmek bilmeyen yaşam mücadeleleri ve umutsuzluğa düşmeden sıfırdan yeniden başlama arzuları bize örnek olmalı. Başka da bir şansımız yok, onlar gibi hayatta kalabilmek için.

Börtü böcek deyince sizlerin aklına neler gelir bilmiyorum ama benim her türlü canlı geliyor. Kelebekle başlayan sürüngenlerle devam eden bir portföy yani. Kelebekler, arılar, sinekler, her türlü böcek, kertenkelesinden kenesine kadar bir dolu canlı. Hepsinin doğada bir yeri ve anlamı olsa gerek ki, aramızdalar. Arılar belki de doğaya en fayda sağlayanlarıdır. Sineklerin ne fayda sağladığını bilim adamları daha iyi bilir ama ben felsefik bir anlam buluyorum düşündüğümde. “Pis olmazsanız gelmezler” gibi. Tüm hayvanların doğadaki sistemde yerleri var, bazı insanların düşündüğü gibi sadece insanlar için yaratılmamışlardır. Hepsi yeteri kadar olursa dengede olur sistem. Birini yok ederseniz diğeri çoğalır ve zarar verir doğaya. Öyle ince bir dengedir ki akıl almaz bazen. Bazıları asalaktır ve sizin sisteminizden beslenirler. Onların anlamını da sineklerdeki gibi felsefik olarak anlamaya çalışıyorum. Dediğim gibi bilimsel anlamda cahilcedir belki ama bazı şeyleri gerçekleştirmezseniz onlar size musallat olur gibi geliyor.

Bunlar; örneğin temiz olmazsanız, düzeni bozmazsanız, sistemin tüm elemanlarına eşit davranmazsanız, sistemin çarkına incir ağacı dikmezseniz, mücadele etmeniz gerekenler yerine faydalılara göz dikerseniz gelir size yapışırlar ve sizden beslenirler. Sebebi sizsinizdir çare de siz. Keneler de bu cins börtü böceklerdendir. Doğada onların dengesini sağlayan faydalı canlıları yok ederseniz hızla çoğalırlar ve gelir size yapışırlar. Mücadele zamanında yapılmazsa çoğalma hızlarına yetişemezsiniz. Kanınızı emerler, zehirlerler ve yaşamınızdan olursunuz.

Keneler ve her türlü asalaktan kurtulmanın yolu ise, bilinçli bir mücadeleye girmektir. Ona ortam sağlayan şartları yok etmekle başlayıp, onu dengeleyecek şeyleri artırmakla devam etmek gerekir. Doğanın düzeni böyle çalışır, her sistemde de benzeri olur. Hayatımızda sadece doğayı ve doğadaki canlıları izleyerek yaşamımızı düzenleyebiliriz. Doğa, düzeni bozulduğunda bunu acele etmeden ve adım adım düzelterek ilerler. Yüzyıllarca süren bir süreçle oluşan şeyler yok olursa onu yeniden oluşturabilmek için yok olduğu anda başlar çözüme giden yolda ilerlemeye. Hiç gocunmadan ve umutsuzluğa kapılmadan sistemi sıfırlayıp yeniden başlar.

İnsanoğlunun yaşamı da benzerdir doğayla. Biz de bu doğanın bir parçasıyız çünkü. Bitkiler, hayvanlar ve insanlar bir arada bir anlam kazanıyorlar. İnsanların kendi içindeki rollerinde de doğayı yansıttıklarına şahit oluyoruz. Bazıları daha faydalı bazıları fırsat ve ortam yaratıldığında asalak ve kan emici. Doğanın kendi içindeki sistemini bozmamak kadar her canlının da kendi içindeki sistemini dengede tutması önemli. Sadece kendi ırkına değil aynı zamanda genel sisteme de zarar vermemesi için.

Börtü böcek dedim, kene dedim, doğanın düzeni dedim, en son da umutla ilgili bir şeyler demek istiyorum. Vatanda bunların tümü gündemde bir şekilde çünkü. Eskiden çok bunaldığımda anneannemin atalarından duyup öğrendiği ve bizlere aktardığı bir söz vardı. Geçen ay sonunda umutsuzluğa kapılan, karabasanlarda boğulan herkes için söylemek istiyorum. Ben de bunu düşünüp kendime geliyorum çünkü. “En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır, umudunu kaybetme”. Her şey güzel olacak, ben inanıyorum.

Sevgi ve saygılarımla...

Bu yazı 618 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar

Web Analytics