Çocuk olmak
  • Reklam
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Çocuk olmak

Çocuk olmak; her düşünceye her duyguya ve her insana aynı uzaklıktan objektif bakabilmektir gözlemlediğim ve deneyimlediğim kadarıyla. Eğer bir konuda net yanıt almak istiyorsanız bir çocuğa danışın. Siz ne düşünürsünüz diye tartmadan, riyasız, düz mantıkla ne sormuşsanız kıvırmadan yanıt verecektir. Direkt gözlerinizin içine bakarak dürüstçe ve filtreden geçirmeden söylenen her sözcük inanılmaz kıymetlidir emin olun. Çocukça bakış açısına sahip olduğumuz yıllar çalışma hayatına başladığımız anda bitiyor bence. Masum yaşlardan, kaynayan kazanların olduğu mücadele dolu  iş hayatına geçerek bir anda büyüdüğümüz için olsa gerek.

Masum yaşlarda insanları ve yapabileceklerini çok tanımıyoruz ve filtreler geliştirmediğimiz için dümdüz ve dürüstüz. Piyasayı tanımaya başlayınca yavaş yavaş toplum normları ve insanlar bizim filtrelerimizi oluşturuyorlar. Aksini yaptığımızda ayıp denen yazılı olmayan gelenek/görenekler anlaşılmaya ve üzerimizdeki güçlerini göstermeye başlıyorlar. Masum çocuk önce çoğunlukla tepkili yaklaşıyor, ardından ayıplar kıskacında bastırılmış bir moda giriyor ve hayata bakışı tamamen zaptediliyor. Bu arada kendine güvenle ilgili hiç konuşmak istemiyorum. Siz anne baba olarak bunları bilerek dikkatli davransanız bile çocuk okul hayatında yaşıyor tüm bu baskıları. Bu ülkede toplum normları geleceğimizolan  çocuklarımızdan daha kıymetlidir çünkü. Herkes hızardan çıkmış gibi tek tip olmalı ki; kontrolleri kolay olsun. Tüm kurallara rağmen farklı davrananlar olacaktır ama empoze edilen bu korkular nedeniyle sayıları az ve istisna olarak kalacaktır düşüncesi hakim sanırım. İstisnai olan o kişileri de isyankar ve terörist olarak ilan edersiniz olur biter.

Ben gençlerin gerek fikir ve gerekse davranış olarak tek tip hale getirilmesini kınıyorum. Önce yaratıcılıklarını ve hedeflerini yok ediyoruz, sonra da hayallerini ve umutlarını. Ailede başlayan ve okulda devam eden “çocuk susmalı ve her şeyi kabul etmeli” modu yetişkinlerin de susan ve sorgulamayan sadece kabul eden bir insanımsıya dönüşmelerine sebep oluyor. Sorgulamak günah, kaynağını anlamaya çalışmak abes, itiraz etmek isyankarlık ve farklı davranmak ise anarşistlik olarak algılanıyor. Anlamadan sorgulamadan yargılamaya gidilerek, aralarından susmadan büyümeyi başarmışları da biz yargılayıp susturuyoruz. 

Bu ülkenin, yaşarken kazanın dibine ayaklarımızdan yakalayıp çeken zebani kılıklı insanımsılarından bıktık artık. Geri gitmeyi hangi sağ duyulu davranan insan kabul eder ki, kazanımlarımızı neden önünüze tepsiyle verelim ki? Herkesin çocukları ve gençleri koruması zorunluluğu varken çocukların beyin ve fizik anlamında en yakınları tarafından taciz edilmeleri söz konusu. Nasıl ve kime güvenecek bu çocuklar yaşamda? Kız çocuklarının her ay yüzlercesinin hamilelik vakasıyla sadece medyada adı geçen hastaneye gelmiş olması, ülke genelindeki sayıyı düşünmekten bile korkutur hale getiriyor insan olanı. Canımız çok acıyor.

Çocuklarıma

Dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun
öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
düşlerini som somut görüp şaşsınlar
böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
de ki bütün işe yarayanlar
işe yaramaz sanılanlardan çıkar.

Aziz Nesin

Ne güzel demiş şairimiz. “bütün işe yarayanlar, işe yaramaz sanılardan çıkar” dünya, çizilen çizgilerde yürümeyenler sayesinde büyük adımlar attı ve atacak. Onlara sahip çıkın lütfen.

Sevgi ve saygılarımla...

Bu yazı 1182 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w