Kandırılanlar ve Aklın Yolundan Gidenler
  • Reklam
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Kandırılanlar ve Aklın Yolundan Gidenler

“Aklın yolu birdir derler ya” hani aklı kendine düstur edenlerin gittiği yolun aynı olduğunu anlatır. Akıl, adalet ve vicdan gibi değerleri olanların “kandırıldık” deme ihtimali oldukça zayıftır. Mağduru oynamaya devam edenler önce mağdur edebiyatıyla sağduyulu insanları mağdur ederler, sonra da “vallahi kandırıldık, mağduruz” derler. Anadolu’da bir başka söz daha vardır; “sen gel de onu külahıma anlat” diye.

On beş yıldır mağdurlar ve hatta 1923 yılından beri mağdurlar. Mağdurlar ve hızla çoğalıyorlar. Hem hızla çoğalıyorlar hem de kafası çalışanları ya hapisle ya da kim vurduyla piyasadan siliyorlar. Kendi yurdumuzda kendi milletimize yabancı olduk. Vahabilerin elinde hızla ümmete dönüşüyoruz. Bu işten çok sıkıldık ama hala “mağduruz biz mağduruz” demiyoruz. İnatla aklımızın ve vicdanımızın yolunda ilerliyoruz. Çünkü biz Atatürk’ün muhatap aldığı ve güvendiği gençliğiz. Kaç yaşında olursak olalım onun gençleriyiz. Ne beynimizden ne de bu topraklardan onu ve değerlerini silemeyeceksiniz. Bir avuç çapsızken sizi kandıranların gücüyle bir şeyler yaptıysanız ve şimdi onlar da yoksa, binalarınıza astığınız Atatürk posterleri de sizi kurtaramayacak. Biz sadece izliyoruz ve bekliyoruz. Bugüne kadar kimseye bir zararımız olmadan sizleri izledik, aklın ve doğruların söyledikleriyle uyarmaya kalktık dinlemediniz. Ne kul hakkı yedik ne de bir canlıya zarar verdik. Ne bu dünyada ne de gideceğimiz varsa başka bir dünyada korkumuz yok. Biz temiz insanlarız, temiz yaşarız, temiz düşünürüz, ruhumuz da temiz. Bizi kendi potanızda eritemezsiniz.

Adaletin sizlere de gerekeceğini hep söyledik. Yalnız hissettiğinizde bizi kandırmaya çalışmayın, düsturunuzun hülle olduğunu iyi biliriz. Önceden de kandırılmadık şimdi de kanmayız. Aklımız hür, vicdanımız hür bizim. Çünkü biz Atamızın gençliğiyiz. Sözü Nazım Hikmet’e bırakırken aklınıza mukayyet olun diyorum. Sevgi ve saygılarımla...

Ellerinize ve Yalana Dair

Bütün taşlar gibi vekarlı, 
hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli, 
bütün yük hayvanları gibi battal, ağır 
ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz. 
Arılar gibi hünerli, hafif, 
sütlü memeler gibi yüklü, 
tabiat gibi cesur 
ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz. 
Bu dünya öküzün boynuzunda değil, 
bu dünya ellerinizin üstünde duruyor. 
Ve insanlar, ah, benim insanlarım, 
yalanla besliyorlar sizi, 
halbuki açsınız, 
etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız. 
Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya, 
göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan. 
insanlar, ah, benim insanlarım, 
hele Asyadakiler, Afrikadakiler, 
Yakın Doğu, orta Doğu, Pasifik adaları 
ve benim memleketlilerim, 
yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu, 
elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız, 
elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz. 
İnsanlarım, ah, benim insanlarım, 
Avrupalım, Amerikalım benim, 
uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi, 
ellerin gibi tez kandırılır, 
kolay atlatılırsın... 
İnsanlarım, ah, benim insanlarım, 
antenler yalan söylüyorsa, 
yalan söylüyorsa rotatifler, 
kitaplar yalan söylüyorsa, 
beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların, 
dua yalan söylüyorsa, 
ninni yalan söylüyorsa, 
rüya yalan söylüyorsa, 
meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa, 
yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ayışığı, 
söz yalan söylüyorsa, 
ses yalan söylüyorsa, 
ellerinizden geçinen 
ve ellerinizden başka her şey 
herkes yalan söylüyorsa, 
elleriniz balçık gibi itaatli, 
elleriniz karanlık gibi kör, 
elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun, 
elleriniz isyan etmesin diyedir. 
Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız 
bu ölümlü, bu yaşanası dünyada 
bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.

Nazım Hikmet RAN

Bu yazı 1383 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar