Patlatıldık
  • Reklam
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Patlatıldık

Önce bedenlerimiz sonra huzurumuz patlatıldı daha sonra da umutlarımız. Her defasında yaşıyoruz demeye utandık, nice masum yaşam kayıp giderken. Her defasında çocuklarımızdan, eşimizden dostumuzdan endişelendik.  Hayata devam etmeye çalışarak her defasında biraz daha eksildik. Bu ülkenin umutları olan göz bebeklerimiz gençlerimiz uçup giderken yaşamaktan utanır ve ardından da  korkar hale geldik.

Yüzlerce masum insan öldü, sevdiklerinden oldu, evlerinden koparıldı. Terör belasından çok yöneticilerin bizi koruyamayacağından korkuyoruz. Özgürce yaşamaya çalışırken bizler, geldiler, her türlü özgürlüğümüze el attılar, sonra pahalılıktan ellerimiz kollarımız bağlandı, ardından da ölüm korkusuyla. Her geçen gün bir öncekini misliyle aratıyor. Şimdi özgür değiliz, fakiriz ve canımızdan endişemiz var. Hepsinden önemlisi ise tepemizdekilerden bıkmışlığımız had safhada. Tek yaptığımız ise ne acıdır ki; sosyal medyada üfürüp durmak. Her geçen gün pervasızlıkları artarak büyüyor ve ipin ucu kaçtı, yakalamak için koşan yok.

Sokaklara dökülüp biz kaç kişiyiz demeyeli çok oldu. Sebep “korku cumhuriyeti”. Daha neden korkuyoruz acaba, tüm yaşananlara bakınca biz zaten fiili olarak savaşı yaşıyoruz; çünkü çocuğum okuldan gelene kadar huzurum yok benim. Bu nereye kadar gidecek böyle. Ruh sağlığı bozuk insanlar tarafından yönetildikçe hepimizin ruh, akıl ve beden sağlığı gitti gidiyor.

Patlatılan bombalarla kaybedilen canlar nasıl yetiştirildiler düşünmeden, adet olarak telafuz ettikleri canlarımızın evlerine ateş düşerken, yüzsüzce ve utanmadan sebep oldukları felakete kulp aradılar. Timsah gözyaşı bile dökemediler. Nemrut suratları köseleye döndüğü için mimiksiz ve pervasızca konuştular. Ateş onları yaktığında göreceğiz nasılsa. Bu ülke insanı ve bu topraklar onların ateşe düşmelerini görmedikçe huzura eremez artık. O ateşi körükleyecekler; çaldıkları paralar, umutlarımız ve kaybettiğimiz gençlerin ahları olacaktır.

O ateşin harlı yanması adına kalan tüm nefesimi üflemeye hazırım, yeter ki gençlerimiz varolsunlar, sağlıklı, mutlu ve huzurlu yaşasınlar. Biz kuşağımıza şansız derdik ama şimdi çocuklarımızın geleceğinden endişe ettikçe, tüm çabalarının boşa çıkacağını ve bu topraklarda yaşayamama ihtimalini düşündükçe yaşadığım zamanların o kadar da kötü olmadığına karar verdim. Başka ülkelere gidip medenice yaşama ihtimali bana “en büyük özgürlüğün insanın kendi dilini konuşması” olduğunu bir kere daha hatırlattı.

Bu topraklardan o kadar kolay vazgeçmeyeceğiz efendiler. Buyurduğunuz üzere; teröre ve savaşa da alışmayacağız. Suyunuz yavaş yavaş ısınıyor. Isınmasa ortalığı bu kadar karıştırmak için uğraşmazdınız. Bu ülkeden çıkış olmayacak size. Eğer bu yaşamın bir adaleti varsa bunca acının bedelini ödediğinizi gözlerimizle göreceğiz ve ruhlarımız huzura erecek. Aklıma gelen tek sözcük var bir süredir söylenecek. YETER!

Baharlarda kuşlar, böcekler, çiçekler yazardım, bu bahar içimden gelmedi. Büyük Ozan Aşık Veysel ‘e kulak verelim o zaman. Güzel demiş, dinleyene, anlayana.

Barış ve huzur içinde kalın. Sevgi ve saygılarımla..

Bu nasıl kavgalar çirkin döğüşler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Yolumuza engel olur bu işler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Hedef alıp dövüştüğün kardeşin
Seni yaralıyor attığın taşın
Topluma zararlı yersiz savaşın
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Herkes ilim deryasında yüzüyor
Çıkmış ayın çevresinde geziyor
Yazık bize yollarımız uzuyor
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Kitaplar yazılmış nasihat dolu
Birlikte güçlenir gençliğin kolu
Gençliğe emanet Atatürk yolu
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Aşık Veysel

Bu yazı 1286 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w