Samsun
  • Reklam
  • Reklam
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Samsun

19 Mayıs 2019 tarihinde Samsun’da Milli Mücadelenin başlangıcının yüzüncü yılı kutlamalarında ben de oradaydım. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Türk Halk Bilimleri Topluluğunun konseri sebebiyle o havayı teneffüs ettik. Benim için büyük bir mutluluk kaynağı oldu, vatan en büyük sevdam olduğu için mi yoksa çok duygusal olduğum için mi bilmiyorum, sanki Atamızın Samsun’a çıktığı an oradaymışım gibi hissettim. Genç cumhuriyetimizin dalya demesine doğru giderken en az onun kadar belki de daha önemli bir tarihte, bir asırı tamamladık.

Samsun’a en son doksanlı yılların başında bankada çalışırken teftiş için gitmiştim. Bu defa bambaşka bir şehir karşıladı beni. Ben bildiğim zamanlarda Samsun şehrinin ve halkının denizle hiç bağı olmadığını hayretler içinde fark ederdim. Karadenizin incisi bir kasaba olan Ünye’de hayatımın ilk yedi yılını geçirdiğim ve o kasabanın denizle nasıl bütünleşmiş olduğunu bildiğim için bu duruma şaşırırdım doğrusu. Üstelik bir de hayatının geri kalanını deniz olmayan bir şehirde tüketince insan, daha hassas oluyor sanırım. Bu gidişimde Samsun beni inanılmaz mutlu etti o anlamda. Çünkü kilometrelerce uzanan bir sahil yolu ve oralarda zaman geçiren insanlar vardı. “Toprak, güneş ve ben bahtiyarız” demiş ya Nazım onun gibi hissettim orada. Yaşanası bir yer olmuş Samsun gerçekten, çok mutlu oldum.

Samsun’da ilk olarak Atatürk heykeline gittik, ne güzel bir yapıttır. Atın damarlarını bile yapmış heykeltıraş. Avusturya’lı heykeltıraş Heinrich Kriphel’e Samsun halkı tarafından 1931 yılında yaptırılmış. “Onur anıtı” diye anılan heykel çok heybetli görünüyor insana. Büyük bir kaide üzerinde şahlanan bir at ve üzerinde bütün heybetiyle dimdik oturan Atatürk. Kaidenin yanlarında iki adet kabartma ve yazılar bulunmakta.  Kabartmanın birinde iskelede sandalın yanında cephane taşıyan kişiler ve arkalarında top arabası ile savaş anı canlandırılmış. Diğer kabartmada Atatürk dimdik büyük bir zafer simgesi olarak durmaktadır, başı halka dönük ve halk ile elele. Türk ulusunun yaşlısı, genci, köylüsü, kentlisi ile etrafı çevrilmiştir. Kaidedeki yazılarda; “Vatanda milli mücadeleye başlamak için Gazi 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktı” ve “Bu heykel Samsun Vilayet Halkı tarafından 29 Birinci Teşrinievvel (Ekim) 1931 tarihinde dikildi” yazar.

Samsun’da sanki 19 Mayısın yüzüncü yılını daha çok şehre gelen turistlerin kutladığı, halkın bu kutlamaya çok da dahil olmadığını hissettim. Halkın iktidar partisi genel başkanını karşılamak için tütün iskelesine gitmesinin dışında tabii ki. Bu tarihi yüreğinde hisseden vatansever halk illaki vardı, muhatap olduklarımız da oldu ama genel hava olarak hissettiğim buydu. O gün öğlen oraya bir gemi daha yanaştı, bugüne kadar milli bayramlarda hasta olanların birden Atatürk’ün yokluklar ve sıkıntılar içinde başlattığı milli mücadeleyi temsil eden Samsun’a deniz yoluyla ulaşmasına öykünmüş olduklarını gördük ne yazık ki. Gülsek mi ağlasak mı bilemedik. Tarihe havale ettik cümleten.

Yaz ayı geldi ve bu ay da yeniden umutlarımızı tazelemek için bir fırsat daha konuyor önümüze. Biz biliyoruz ki; Aşık Veysel’in dediği gibi bu saatten sonra “Gemi yükün aldı, gam ile doldu... harekete kimse mani olamaz”. Her şey çok güzel olacak.

Sevgi ve saygılarımla...

Bu yazı 506 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w