Zaman Makinası
  • Reklam
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Zaman Makinası

Zaman makinası olsaydı diye düşünmüşlüğünüz var mıdır bilmem. Ben çok meraklıydım evvel ezelden beri. Zamanda yolculukla ilgili filmlere, kitaplara dayanamam. Aslında Einstein, İzafiyet Teorisi'ni ortaya attığından bu yana, fizikçiler dünya üzerinde dört boyut bulunduğunu kabul ediyorlar.  Bildiğimiz üç boyut olan uzunluk, yükseklik ve genişlik yanında diğer fiziksel boyut ise “zaman” olarak tanımlanıyor. Matematiksel olarak da kabul gören dördüncü boyut, diğer üç boyuta eşit değer taşıyor. İnsanlar dünya üzerinde üç boyutta, her yönde hareket edebiliyorlar; yukarı/aşağı, sola/sağa, ileri/geri. Buna karşılık, zamanda sadece ileri doğru hareket edebiliyorlar. Zamanın iki yönlü bir yolculuk olup olmadığı konusu, Aziz Agustin'in "Zaman, geçici bir şey midir, yoksa her zaman mevcut olmuş mudur" sorusunu ortaya atmasından bu yana 1500 yıldır insanların kafasını kurcalamayı sürdürüyor. Fakat okuduklarımdan fizik kanunlarında, zamanın geriye doğru hareket edemeyeceğini söyleyen bir kural mevcut değil. İzafiyet teorisinin doğruluğunu sınamak isteyen bilim adamları dünyanın kendi ekseninde dönerken çevresindeki zaman ve uzayı büktüğünü doğruladılar. Zaman ve uzayın çok geniş kütlelerle karşılaşınca veya ışık hızı civarında bir süratle hareket edilince kırıldığını tespit ettiler. Yani başka bir değişle; cisim ışık hızına ulaştığı zaman, içinde bulunduğu zaman kavramı duracak ve bir zamansızlık boyutunda yer alacaktır.

Zaman yolculuğuyla ilgili birçok senaryo var. Bunların en kapsamlısı "solucan deliği" adı verilen, ve iki zaman-mekan koordinatını birleştiren kuramsal tüneller. Varsayıma göre bu tüneller iki ayrı evreni ya da bir evrenin iki ayrı köşesini birleştirebilir. O yüzden de paralel evrenlere ve gelecekte bilimin buna ulaşacağına inancım tam benim.

Biraz da işin felsefesine bakarsak; zamanda yolculuk yapabilmenin dayanılmaz hafifliği içinde hayallerin sınırı yok doğal olarak. İnsan hatalarını düzeltebilir, özlediklerini görebilir, dünyayı daha yaşanası bir yer yapabilir diye geliyor ilk aklıma. Ama kötülükler ve kötü kafalılar yok olmadığı sürece yine mücadele olacaktır. Demek ki zamanda yolculuğu  başarabilse bile bilim adamları yine de yetmiyor dünyayı güzelleştirmeye. Akıl tutulması sürdüğü sürece bu ülkede her şey karabasan olmaya devam edecek çünkü. Aklı selim insanların çok iyi bildiği gibi eğitim, sorunların çözümünün tek anahtarı. Belki o zaman zaman yolculuğunun bir anlamı olabilir. Alırsın bilgeleri yanına, binersin sesten hızlı makinana, gidersin  geçmişte bir yerlerde yaşayan cahil toplulukların zamanına, oturtursun tümünü  karşına, eğitirsin. İşte o zaman üç kasım da olmaz, gezi parkı olayları da, 17/25 aralık da, kıytırıktan 15 temmuz da.

Bu zamanda yaşamaktan ve hiç bir şey yapamamaktan utanıyorum. Bu millete kendimi yabancı hissetmekten utanıyorum. Trafikte her gün mağaralarda büyümüş ve birden ortaya çıkmış gibi davranan kesimden bıktım, yoruldum. Umutsuz olmamak için kendimle savaş veriyorum. Biliyorum ki Atamın her yaştan gençleri de aynı şeyleri görüp üzülüyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi; şu sıralar yasalar kullanılarak, ahlaksız yobazların tacizine uğrayan kızlarımızın yaşayacaklarından korkuyorum. Bu kendini bilmez güruh o kadar iyi analiz etmişler ki; devrimlerin tümünde kadın faktörünün önemli olduğunu, önce kadını eğitimsiz ve kendine güvensiz yapmanın her şeyin yolunu açacağını ve sonra da cahil nesillerin içinde özgürce at koşturacaklarını. Şiire ne yer kaldı ne de istek bu ay. Biterken belki iki mısra da olsa;

“Ve bırakın bugününüz, geçmişi anılarla,

Geleceği ise özlemle kucaklaşın.”

Halil Cibran

Bu yazı 1785 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar