Sanata yatırımın püf noktaları
  • Reklam
Söz Sizin

Söz Sizin

Sanata yatırımın püf noktaları

Sanata yatırım yapmanın avantajlarını ve değerli eserleri satın alırken dikkat edilecek önemli hususları, Ali Can Ertuğ anlatıyor.

Bu yazıda sanat eserlerinin bir yatırım aracı ve amacı olarak nasıl değerlendirilebileceğini tartışacağız. Bu hususta bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: her sanat eseri toplayan kişi koleksiyoncu olamaz, her koleksiyon bir yatırım ve en mühimi her yatırım amaçlı koleksiyon iyi bir yatırım değildir. İyi bir koleksiyon için kişinin öncelikle çok iyi bir sanat ve tarih eğitimine ve/veya çok iyi ve güvenilir bir danışmana ihtiyacı vardır. Her hangi bir dalda iyi denilebilecek bir koleksiyon için ise en az iki milyon dolarlık bir sermayeye ihtiyaç vardır. Son olarak iyi bir koleksiyon için olmazsa olmaz olan şeyler iyi bir görüş, zevk ve sabırdır.

Yatırım amaçlı sanat eseri alımında en gerekli unsur iyi bir danışmanlık servisidir. Danışmanlık servisleri bugüne kadar çoğunlukla antikacılar ve açık arttırma evlerindeki eksperler tarafından verilmekteydi. Amerika'da son yıllarda bu guruba bir de özel bankalarda kurulan "Art Advisory" departmanları eklenmiştir. Bankaların sanat yatırımı üzerine çalışmaya başlamaları her ne kadar 1990!larda başlamış olsa da son senelerde bu sektör hızlı bir şekilde gelişmiş ve önem kazanmıştır.

Günümüzün globalleşen dünyasında kişiye özel bankacılık hızla taktiklerini yenileyen ve değiştiren bir alan. Internet balonunun patlaması, 11 Eylül saldırısı ve Enron, MCI, Tyco gibi dev şirketlerin batması, ayrıca doların hızla değer kaybetmesi yüzünden yok olan servetler, yatırımcılık alanında yeni alternatiflerin aranması ve portföy ve risk dağılımının gözden geçirilmesi ihtiyacının doğmasına neden oldu.

Türkiye'de yurtdışında olduğu kadar geniş sistemli finanssal servis veren şirketler mevcut değildir. Örneğin Amerika'da High Net-Worth gibi Bireysel Servet Yönetimi (Private Wealth Management) hizmeti sunan finans şirketleri, müşterilerinin döviz, devlet bonosu, hisse senedi, emlak ve sanat eseri alım satımlarıyla ilgilendikleri gibi, vergi, sigorta ve gümrük işleri ile de ilgilenir ve önerilerde bulunur. Bu tür hizmetler sağlayan şirketlerin önemli bir özelliği de, şirket içi organizasyonlarında çok başarılı ve deneyimli bir danışmanlık zinciri kurabilmiş olmalarıdır. Örneğin Citi Bank'ın "Art Advisory" bölümü Bireysel Servet Yönetimi (Private Wealth Management) bölümünün alt departmanı olarak çalışır ve bünyesinde sanat alım satımı konusunda deneyimli uzman bir kadro bulundurur. Bu sayede sanat alım satımı konusunda banka, finanssal ve danışmanlık servisi verebilecek şekilde kendini donatmış olmaktadır. Günümüzün yatırım anlayışı, şahsi servetlerin nesiller boyu korunabilmesi hedefi doğrultusunda kişinin portföy dağılımının %252inin gayrimenkul, %25'inin döviz ve bono, %25'inin hisse senedi ve %25'inin sanat eseri olarak tahsil edilmesi yönündedir. Bu yatırımlar da kendi içlerinde mümkün olabildiğince global tasnif edilmelidir. Örneğin tüm gayrimenkuller aynı şehirde veya aynı ülkede bulunmamalıdır. Aynı şekilde sanat eserlerinde de risk dağıtımı yapılmalıdır. Mesela, planlı bir şekilde risk dağıtımı üzerinde durulursa, altı tane Pablo Picasso imzalı tablo almak yerine, bir tane Claude Monet, bir tane Edgar Degas, bir tane Egon Schiele, bir tane Wassily Kandinsky, bir tane Pablo Picasso ve bir tane de Andy Warhol imzalı tablo almak gerekir. Bu sayede sanat tarihinin ve piyasasının çok önemli altı ayrı ismi alınmış olmakla kalmayıp, aynı zamanda beş ayrı ülkeden ressamın eserlerine (Fransa, Avusturya, Rusya, İspanya, Amerika) ve dört ayrı sanat akımının (Empresyonizm, Ekspresyonizm, Kübizm ve Pop-Art) temsilcilerine sahip olunmuş olur. Ayrıca, bölgesel ekonomiler ve estetik anlayışlardaki olası değişiklikler göz önünde bulundurularak, yatırım riski dağıtılmış ve en aza indirgenmiştir.

Diğer önemli bir husus, iyi ressamın ucuz resmi peşinde koşmamaktır. Yani ikinci kalite bir Jackson Pollock'a 890 bin dolar vermek yerine (resim 1), Lee Krasner2in en iyi resmine 1.9 milyon dolar vermek (resim 2) daha iyi bir yatırımdır. Koleksiyoncu bu noktayı her zaman aklında bulundurmalıdır.

Sanat dünyasında örnek olarak gösterilebilecek birçok başarılı yatırım vardır. Bu örneklerden ikisi sık sık değindiğimiz Fransız ressam, William Adolphe Bouguereau'ya ait. 1991 yılında Christie's New York'tan 198 bin dolara alınan "L'Amour Vainqueur" (resim 3) adlı eseri 1998 yılında Sotheby's New York'ta 739 bin dolara satılmıştır (sahibi %373 oranında kar etmiştir). Ayni şekilde 1991'de Sotheby's New York'tan 159 bin dolara alınan "La Petite Tricoteuse" (resim 4) adlı tablosu, 2003 yılında Christie's New York2ta 735 bin dolara alıcı bulmuştur (%461 kar). Sanat eserlerinin aslında ne kadar iyi bir yatırım aracı olabildiklerine belki de en iyi örnek Claude Monet'nin 1999 ve 2002 yıllarında satılan eseri, "Nymphéas"tır (resim 5). 1999'da Christie's New York'ta 22,5 milyon dolara satılan tablo, üç sene sonra Sotheby's New York'ta 18,7 milyon dolara satıldı. Bu, üç senelik müddet içerisinde yaklaşık 18%'lik bir zarar demektir. 1999 ve 2002 yılları arasında dünya ekonomisindeki gelişmeleri hatırlamamaya imkan yok. Aynı yatırımcı, 1999 yılında Claude Monet yerine 22.5 milyon dolar karşılığında 53,700 adet Microsoft hisse senedine yatırım yapmış olsaydı 2002 yılında elinde 15 milyon dolar (%34 zarar), aynı yatırımı Delta Airlines2a yapmış olsaydı 20022de elinde 10 milyon dolar (%44 zarar), Time Warner Inc.2a yapmış olsaydı 2002'de elinde 8.5 milyon dolar kalmış olacaktı (%632lük bir zarar).

Kısaca özetlersek, sanat yatırımında mühim olan faktörler iyi bir danışmana sahip olmak, paranızın alabileceği en iyi malı almak ve aldığınız malı elinizde mümkün olduğunca uzun zaman tutabilmektir. Bir parçayı elinizde ne kadar uzun tutarsanız potansiyel kazancınız da o derece yüksek olacaktır. Uzun vadede iyi parçalar ekonomik endekslerden daha iyi randıman gösterebildiği gibi, dolaylı olarak da şahsi gelir ve mülk vergisi açısından kazanç sağlayabilirler. Çünkü çoğu ülkede sanat eserleri alım-satım vergisine tabidir. Fakat bu iki işlem arasında geçen zaman sürecinde sanat eserleri değerleri üzerinden her sene vergilenmezler. Bu yüzden elinizdeki bir malı ne kadar uzun süre şahsi koleksiyonunuzda tutarsanız ailenizin serveti için dolaylı kazancınız da o derece artar.

Buna benzer olarak, modern devletlerde kazanç, mülk, veraset ve intikal vergileri hesaplanırken para, arazi ve sanat eserlerinin ülkeye bağışlanmasını çekici kılacak modeller geliştirilmiştir. Bu şekilde, özellikle Amerika'da devlet, koleksiyonlar toplamış, müzeler kurmuş ve bunlar önemli turist atraksiyonları olmuştur. Çünkü nihayetinde sanat eserleri şahıslar için olduğu kadar, ülkeler için de çok büyük ekonomik, kültürel ve turistik yatırım olanakları sağlamaktadır.

Bu yazı 1350 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w