Devlet kapitalizmine geçtik
  • Reklam
Süleyman Yaşar

Süleyman Yaşar

Devlet kapitalizmine geçtik

Türkiye son dönemde kimse farkına varmadan sistem değiştirdi. “Nasıl sistem değiştirdi” diyerek sorarsanız hemen cevaplayalım; bu ülke, piyasa ekonomisinden devlet merkezli kapitalizme dönüştü.

Bu dönüşümün delillerine gelince…

Bu dönüşümün delilleri; bakanlar kurulu içerisinde bakanlık sayısının ekonomi lehine sürekli çoğalması, oluyor. Tabii bu arada ekonomi yönetiminin artık kesin olarak merkezde toplandığını belirtelim. Yani çözüm süreci, yerel yönetimlerin ekonomide karar verici olması türünden söylemlerin uygulamada tam aksi yapılıyor.

Şöyle ki; daha önce olmayan bakanlıklar Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak kabineye dâhil edildi. Yani bu ülkede ekonomiyi yönetmekle görevli Hazine- Maliye ve Ticaret Bakanlıklarının yanına üç tane yeni ekonomi bakanlığı ilave edildi.

Tabii bakanlar kurulu içerisinde ekonomi bakanlıklarının genişlemesi ekonomide kararların, piyasa yerine, merkezde siyasetçiye doğru kaydırıldığını bize gösteriyor.

Bir de ekonomi bakanlıklarının sayısı çoğaldıkça bu defa ilgili bakan ve bürokratlar kendilerine görev alanı oluşturmak için özel sektörün kurumlarına el atmaya başladılar.

Buna en son örnek Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) devletleştirilmesi gösterilebilir. Çünkü 1986 yılında kurulan DEİK Türk özel sektörünün ihracatını artırmaya katkı sağlamak için kuruldu. Böyle bir kuruluşun durup dururken Ekonomi Bakanlığı’na bağlanması devlet kapitalizmine geçişin somut delili oluyor.
 
AKP’NİN KARA KEMAL’İ KİM?

Bu arada hemen belirtelim, bu türden özel kuruluşun devlete bağlanması İttihat ve Terakki’nin mesleklere dayanan örgütlenmesini hatırlatıyor bize. Hatta siyasetçiler artık esnafın paramiliter görevleri olduğunu ileri sürüyorlar. Aynı, İttihat ve Terakki’nin iaşe nazırı Kara Kemal’in esnafı paramiliter bir güç olarak örgütlemesi türünden çalışmalar yapıldığı anlaşılıyor.

Şimdi gelelim asıl soruna…

Nedir asıl sorun?

Asıl sorun şu; Bakanlar Kurulu içerisinde ekonomi bakanlıklarının sayısı çoğaldıkça devletin baskısı çoğalıyor, bürokrasi artıyor. Bu arada hukuk öngörülemiyor, müsadere cezasının geldiğini de unutmadan belirtelim. Yine vergi yükü ve cezalar çoğalıyor. Yine devlet görevlileri, elinde makbuzla sürekli ceza yazıyor vatandaşa. Dolayısıyla ticari yaşam zorlaşıyor ve ekonomik büyüme yavaşlıyor. İşte bu nedenle son üç yılda Türkiye ekonomisinin ortalama büyüme hızı yüzde 3 düzeyinde seyrediyor.

Anlayacağınız ekonomide piyasaya bırakılacak işleri iktidar kendi elinde toplamaya başladı. İşte bu nedenle devletin yetersizlikleri büyüme hızını azaltıyor. Artık piyasa ekonomisine veda edildiğini belirtmekte fayda var.

Bu yazı 1117 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w