İngiltere’nin maliyetini kim karşılayacak
  • Reklam
Süleyman Yaşar

Süleyman Yaşar

İngiltere’nin maliyetini kim karşılayacak

Bildiğiniz gibi Avrupa Birliği bütçesi yedi yıllık yapılıyor. Halen 2014-2020 bütçesi uygulanıyor. Bu bütçenin toplam büyüklüğü 960 milyar euro tutuyor. Ve bu bütçe yıllara bölünüp uygulanıyor. 2016’için toplam harcama tutarı 154,5 milyar euro olarak biliniyor. İşte bu harcamaların büyük kısmını dört ülke finanse ediyor. Bu ülkeler Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere olarak sıralanıyor. Diğer ülkeler verdiğinden fazlasını bütçeden destek olarak geri alıyor.

Gelelim ülkelerin bütçeye katkısının nasıl olduğuna…

Ülkelerin bütçeye katkısı katma değer vergisi matrahının yüzde yarımı oluyor. Bir de bu matrah milli gelirin yarısını geçemiyor. Yine üye ülkenin bütçeye katkısı, milli gelirinin, toplam Avrupa Birliği milli gelirine oranına uygun olarak hesaplanıyor. Bu arada yıllık bütçenin AB toplam milli gelirinin yüzde 1,27’sini geçmemesinin prensip olarak kabul edildiğini belirtelim.

İşte bu tanımlanan çerçevede İngiltere’nin AB bütçesine katkısı her yıl değişmekle birlikte yaklaşık 17 milyar euro oluyor. Yine İngiltere’nin AB bütçesinden aldığı katkı yaklaşık 6,5 milyar euro tutuyor. O hâlde İngiltere AB’den ayrılınca aradaki 10,5 milyar euronun diğer zengin ülkeler tarafından karşılanması gerekecek. Tabii bu da özellikle Alman, Fransız ve İtalyan vergi mükelleflerini rahatsız edecek. Çünkü Almanlar 29,3 milyar euro ödüyor, ancak 13 milyar euro bütçeden katkı alabiliyorlar.

Yine Fransızlar 23,2 milyar euro ödüyor, 14,2 milyar euro alabiliyorlar. İtalyanlar ise 17,1 milyar euro ödeyip, ancak 12,5 milyar euro bütçeden katkı alabiliyorlar.

Peki, AB ülkeleri içerisinde bütçeden en çok parayı kim alıyor, sorusu akla gelebilir.

Hemen cevaplayalım bütçeden en çok parayı Polonya alıyor. Polonya 4,2 milyar euro verip, 16.1 milyar euro alıyor. Yine Yunanistan 1,9 milyar euro verip, 7,2 milyar euro alıyor. Bu iki ülke katkısına göre en çok parayı alan ülkeler olarak sıralanıyor. Daha doğrusu bu iki ülke neredeyse bir koyup dört alıyorlar. İşte bu tablo bir süre sonra değişmediği takdirde ya da yardım isteyen ülkeler kendilerine çeki düzen vermediği takdirde AB’nin zenginleri fakir ülkeleri sırtında taşımak istemez. Dolayısıyla İngiltere’nin ayrılması masraf yükünü artıracağından yeni bir açılıma ihtiyaç olacak.

Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…

Anlattık çünkü; Türkiye yeni açılımda AB içerisinde yer alabilir.

Neden bunu söylüyoruz?

Nedeni şu; Türkiye iç pazarının AB’ye katkısı 2020’de düşük büyüme senaryosuna göre 21 milyar euro, yüksek büyüme senaryosuna göre 63 milyar euro olabiliyor.

İşte bu nedenle Türkiye, AB için cazip bir ülke olarak görünüyor. Tabii AB de Türkiye için önemli bir proje, çünkü Türkiye, dış ticaretinin yüzde 41’ini AB ülkeleriyle yapıyor. Yine Türkiye, AB pazarının standartlarını tutturduğundan dünyanın her tarafına ihracat yapabiliyor. O hâlde yeni AB’de Türkiye’ye yer olduğunu söyleyelim.

Bu yazı 1031 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w