Ayıdan post batıdan dost
  • Reklam
  • Reklam
Tuncer Kırhan

Tuncer Kırhan

Ayıdan post batıdan dost

G20 toplantıları bin bir patırtı ile başlarken, AB parlamentosunun Türkiye’nin üyeliği konusunda üyelik görüşmelerini askıya alma kararı alınması; amaçsız,  duygusal bir karar olup orada da bir “Adalet” arayışına gereksinim vardır.

15 yıllık iktidar içinde Yeni Türkiye denildi, inanmadılar. İleri Türkiye denildi, gülüp geçtiler. İleri teknolojiye sahibiz denildi,  gülümsediler. 17 bin TEOG birincimiz var denildi, “O halde uluslararası sıralamada niye yoksunuz?” dediler. 17 milyon öğrenciden 14 milyonu takdir ve teşekkür aldı diye övündük, madem öyle; “Ülkeniz UNICEF’in eğitim kalitesi raporunda 41 ülke arasında neden 36.sırada yer alarak tüm kategorilerde alt sıralara yerleşti” diye sordular!

Adalet bizden sorulur, hukuk bizde uygulanır, bilim dünyaya bizden yayılır, hapishanelerimiz bomboş, işsizlik oranımız sıfır, dış borç nedir bilmeyiz, kadın cinayetleri mi o ne dedik? Baka kaldılar!

Özgürlüğe, bağımsızlığa, cumhuriyete, demokrasiye, sanata, akla, mantığa bakışımızı görün ve ders alın dedik, önce uzun uzun yere, sonra boş boş göğe baktılar!

Onların gözüne Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı da olan Erdoğan’ın; “İsimlerimizi tarihe altın harflerle yazdırmak da, suya yazdırmak da bizim elimizde” sözünü soktuk, o halde neden “Adalet” için yürüyorsunuz diye kıs kıs güldüler!

Yeni Türkiye’yi görmüyor musunuz diye böbürlendik. Sizin yeni dediğiniz şey; “şantiye cenneti mi, inşaat cehennemi mi?” sorusunu gözümüze dayadılar!

Madem hakkımızda bu kadar çok şey biliyor ve bizi yakından izliyorsunuz, o halde çözüm nedir diye sorduk? Çözüm mü kimin, ne kadarınızın, nasıl bir ülke istediğinde gizli. Özleminiz nedir, beklentiniz nedir önce ona karar verin dediler! Aslında sorunun yanıtını onlardan öğrenecek değildik ve değiliz! Kelin merhemi olsa kendi başına sürer misali laf olsun torba dolsun diye dinler gibi yaptık!

Bizi çekemiyorsunuz dedik. Neyinizi deyip, gözümüze Manisa’da kışlalarda 2 ayda 4 kez toplu halde zehirlenen askerlerimizin neden zehirlendiklerini ve neden önlenemediğini soktular!

Çocuklarımız mutlu mesut büyüyor, eğitimi o kadar kolay hale getirdik ki yerinden kalkan takdirname ve teşekkür alıyor dedik. 2 milyon çocuk işçiniz var, günde 20 lira için sokaklarda kâğıt toplayan çocuklardan biri olan 14 yaşındaki Hasan’ın; “Geleceğimin bir anlamı yok, hayallerimi sırtımdaki naylon çuvalda taşıyorum, bir karton daha fazla toplamak için” şeklindeki sözlerini anımsattılar!

Biz garip gurabanın yanındayız bakın 3,5 milyon Suriyeliyi bağrımıza bastık diye böbürlendik. Bu 3,5 milyonun 2 milyonu genç dediler. Eğitimsiz ve her türlü tehlikeye açıklar, terör örgütlerinin, organize suç çetelerinin, uyuşturucu mafyasının hedefinde onlar var dediler! Siz buzdağının görünen yüzüyle övüne durun ama asıl tehlike dipten geliyor diye de uyardılar!

Bu baş belası batılılar, yargıyla, tahliyelerle, tutuklamalarla ilgili o kadar çok şey öğrenip, o kadar çok araştırma yapmışlar ki sonunda şunu sordular. Uçuşa geçen ülkenizde; yargıya olan güveni nasıl artıracak, toplumun öfkesini nasıl azaltacak, vicdanları nasıl rahatlatacaksınız?

Başta da dedik bunlardan dost olmaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar