AKP ile mümkün mü
  • Reklam
Ümit Kardaş

Ümit Kardaş

AKP ile mümkün mü

Anayasa ve bu anayasanın kısmen de olsa sağladığı hukuk güvenliği, bir defa değil, mütemadi bir şekilde ihlal edilerek delik deşik edilmiş durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan, talimata ihtiyacı olmadığını, Anayasa’yı çok iyi bildiğini söylüyor. Bu nasıl bir bilme ve uygulama hâli.

Tarafsızlığı bir tarafa bırakıp, parti başkanı gibi davranarak oy ve milletvekili istemek, torba kanun içinde ikinci bir örtülü ödenek elde edip harcamak, tek sözle HSYK’yı hizaya sokmak, hâkimler ve savcıları kararları nedeniyle tutuklatmak, mesleklerinden çıkarmak.

Gazetecileri yaptıkları haberler, yazdıkları yazılar ve yorumları nedeniyle tutuklatmak, cumhurbaşkanına hakareti otomatik olarak yakalama ve tutuklama nedeni saymak. İktidarın ve bürokrasinin işlediği suçların konusunu devlet sırrı kabul etmek, bu konuları yazan gazetecileri casuslukla suçlamak.

Kuyumcu olduğu söylenen genç bir İranlı, iktidar temsilcilerinin bir kısmına önünde takla attırsın, iddialarla ilgili olanlarla birlikte kendisi hakkında yapılan soruşturma anayasa ihlal edilerek önlensin, illegal paralar iade edilsin. Daha da vahimi seçimden sonra önemli pozisyonda iki AKP’li şahsiyet Nihat Zeybekci ve Numan Kurtulmuş bu kişiye ödül versin.

Militarist bürokratik sistemin hukuk dışı yollarla partinizi yok etmeye çalıştığı günlerde demokratları, liberalleri, Hizmet Hareketi’ni, namuslu, ilkeli gazetecileri araçsallaştırıp demokrasi havarisi kesilin, güçlenince hepsine hain ilan edin, yolsuzluk iddiaları ortaya dökülünce istifa edeceğinize sizi yok etmek isteyenlerle ittifak edip, medya mensubu, polis, savcı, hâkim demeden sadece görevini yapan insanları hukuk ve insanlık dışı uygulamalara maruz bırakın.

Hukuka ve ülke güvenliğine aykırı olduğu hâlde MİT mensupları gözetiminde sınır dışına silah gönderirken yakalanın, istifa edeceğinize görevini yapan savcıları, subayları ve askerleri tutuklayın.

Mezhep taraftarlığı yaparak sorumsuz, öngörüsüz ve akıl dışı bir Suriye politikasıyla ülkenin sınır güvenliğini yok edin, iç ve dış güvenliği ciddi risk altına sokun.

Bingöl Emniyet Müdürü’nü öldürdükleri iddiasıyla dört kişiyi yargısız infaz edin, bu durumu aymazca cezalarını buldular diye sunun ve bu kişilerin sonradan masum olduğu anlaşılsın.

Roboski katliamını, Hrant Dink cinayetini, misyonerlerin vahşice öldürülmelerini, JİTEM’in faili meçhullerini yargının labirentlerinde yok edin, Soma maden faciasının asıl sorumlularını koruyun, istifa etmeyi düşünmeyin ve facianın yaşandığı yerde insanları tekme tokat dövün.

Gezi olaylarını egonuza saldırı kabul edip çığırından çıkararak ölümlere neden olun, Berkin Elvan’ın ölüm olayını soruşturan savcıyı feda ederek eylemcileri öldürüp azmettirenlere ulaşmayı engelleyin.

HSYK’yı tek güce bağlı hâle getirin, tabii hâkim ve hâkim bağımsızlığı ilkesini yok edin, Sulh Ceza Mahkemeleri adı altında özel mahkemeler kurun, İç Güvenlik Kanunu ile polis-devlet yaratın.

Besleme ve ilkesiz bir medya yaratmanın yanı sıra TRT ve AA gibi kamu kaynağı kullanan organların tarafsızlığını ortadan kaldırın.

Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde yarattığınız arazi rantını üleştirin, şehirlerin canına okuyun. Ülkeyi dünyaya gülünç düşürerek, estetik, güzellik ve fanilik idelerinden nasibini almamış, zevksizlik abidesi kitch bir yapıyı hukuka meydan okuyarak dikin ve yoksulların hakkını oraya akıtın.

MGK, YÖK, DİB gibi kurumları kaldıracağınıza araçsallaştırıp, hukuka aykırı bir şekilde kullanın. Güvenlik kurumlarını şeffaflaştıracağınıza, daha gizli hâle getirin ve Sayıştay denetimini yok edin.

Erdoğan’ın vesayeti altındaki AKP’nin bagajı taşmış durumda. Seçim sonrası uygulamalarına hızla devam eden AKP ile koalisyon mümkün mü? AKP, Erdoğan vesayetiyle vermiş olduğu bu tahribatı ortadan kaldırmayı taahhüt edebilir mi? Bu parti bir süre muhalefette kalıp, rehabilite olmalı. Anayasa ve hukuk ihlallerine bulaşmış kadrolardan arınmalı.

MHP, devlet sisteminin çökerek hukuk güvenliğinin yok olduğunu, yeni bir inşanın yapılması gerektiğini, bu inşada Meclis’te bulunan Kürtler ile uzlaşmanın ülkenin barışı ve geleceği için şart olduğunu görmeli. Bu tarihî fırsat kaçarsa sorumluluktan kaçanı ne millet ne de gelecek kuşaklar affeder.

Bu yazı 1167 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w