Kapitalizm kötü müdür?
  • Reklam
  • Reklam
Y.Kaan Çetin

Y.Kaan Çetin

Uzaklardan

Kapitalizm kötü müdür?

Bugünlerde herkes kapitalizmi ağzına sanki bir küfür gibi alıyor. Genelde kötü ve baskıcı bir sistemin insanların para harcamasını sağlamak için onları zorladığını düşünüyoruz. Yeri geldiğinde “kapitalistler, kapitalizmin oyunları vb.” gibi kelimeler kullanarak kapitalizmi ve ona hizmet eden her türlü düşünceyi değersizleştirmeye çalışıyoruz. Fakat kapitalizm gerçekten kötü müdür?

Kapitalizm temelinde üretim araçlarının özel mülkiyette olması ve bunların kâr amacıyla işletilmesi prensibine dayanan ekonomik sistemdir. En önemli özelliklerinden birisi olan fiyat sistemi; emeğe, mallara ve hatta zevklere bile belirli bir parasal değer biçer. Dolayısıyla insanlar kapitalizmi; hayallerini, ideallerini ve hatta hayatta kalabilmek için gerekli her şeyi parayla satın almak olarak görür. Bu düşüncenin doğruluk payı epey bir büyük çünkü insan ilk çağlardan beri sahip olmadığı şeyleri elde edebilmek için faklı sistemler geliştirmiştir. Takas sistemiyle başlayan yolculuk, insanların çoğalması ve ekonomik sistemin gitgide karmaşıklaşmasıyla parayı tarih sahnesinin yeni oyuncusu haline getirdi. Sistemin bir standarda oturması, şu anda içinde bulunduğumuz ekonomik sistemin gelişmesini sağlamakla kalmadı aynı zamanda coğrafi keşifleri ve bilimsel gelişmeleri finanse ederek medeniyeti üst basamaklara taşıdı.

Ekonomik sistemin en ünlü oyuncusu olan para, alışverişlerimize bir standart getirerek bizi çok daha büyük bir yükten kurtardı. Üretemediğimiz ürünleri belirli bir mal karşılığında takas etmemizi sağladı. Bu mal (para) için de sahip olduğumuz yeteneğimizi ya da zamanımızı takas ediyoruz şimdilerde. Elbette elimizdeki tek sistem bu değil ancak bir diğer sistem olan komünizm zamanında o kadar kötü hayata geçirildi ki, tekrar kimse tam anlamıyla bu sisteme güvenemiyor. Belki zamanla, insanların dünya algısı değiştikçe daha iyi bir sistem ortaya çıkabilir ancak şu anda elimizde olan en iyi sitem bu.

Kapitalizm ekonomik bir sistemden evrimleşerek bir süre sonra bir düşünce sistemi yarattı. Artık nasıl düşüneceğimize, nasıl eğitim ve öğretim alacağımıza, nasıl davranacağımıza karar vermek için danıştığımız bir öğreti halini aldı. Ekonomik büyümenin en önemli gerçek olduğu algısı, insanların alışverişine hız verirken bunu sadece kapitalizm istiyormuş gibi davranarak da bizler biraz ikiyüzlülük ediyoruz açıkçası. Ekonomik büyüme hepimizin istediği bir durum çünkü herkes pastadan bir pay istiyor hem de az bir pay da değil. Dolayısıyla bu sistemin çarklarını çeviriyor, çevirirken de mutlu oluyoruz. Ancak bu çarkları nasıl çevireceğimize karar vermek bizim elimizde. Yine de elimizde değilmiş gibi davranarak kendimizi rahatlatmaya çalışıyoruz.

Bu yüzdendir ki, kapitalizm ile kötülüğün ilişkilendirilmesini mantıklı bulmuyorum. Kimse bizlere bir şeyler almamız için baskı yapmıyor. Kapitalizm kötü bir amaca hizmet etmiyor, insanlar ve onların doyumsuz iştahları kapitalizmin kötü olarak gördüğümüz kısmına hizmet ediyor. İhtiyacımız olmadığı halde bir şeyler satın aldığımızda, suçlayacak bir kara koyun arayışımız bizi düşünceleri ve sistemleri kötülemeye itiyor. Elbette kapitalizmi kafasında haresi ve kanatları olan bir melek olarak görmüyorum ancak kendi doyumsuzluklarımızı elimizdeki sisteme yüklemeyi de doğru bulmuyorum.

Bu yazı 203 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics